HIV pozitif olduğunu bilen ve bunu gizleyerek eşine bulaştıran failin eyleminin 'kasten insan öldürme' suçu kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği konusundaki doktrinal tartışmayı, metinde belirtilen argümanlarla açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #170184

Metinde bu konuda iki farklı görüşün olduğu belirtilmektedir. Birinci görüşe göre, bu eylem kasten öldürme suçunu oluşturmaz. Bu görüşün temel argümanı, ölüm neticesinin faile objektif olarak isnat edilememesidir. Çünkü HIV bulaşması ile ölüm arasında genellikle yıllar süren uzun bir zaman dilimi vardır ve bu süreçte başka etkenler de devreye girebilir. Bu nedenle, hareket ile netice arasındaki illiyet bağının zayıf olduğu ve neticenin faile isnat edilemeyeceği, bu yüzden eylemin sadece kasten yaralama olarak cezalandırılması gerektiği savunulur. Baskın olan ikinci görüş ise, ölümün yıllar sonra gerçekleşmesinin neticenin faile isnat edilebilirliğini ortadan kaldırmayacağını savunur. Bu görüş, yavaş ve eziyetli bir ölüme yol açan nedensellik zincirini başlatan failin, doğrudan öldüren faile göre daha avantajlı bir duruma getirilmesinin anlamsız olduğunu belirtir. Radyoaktif madde ile ölüme sebebiyet verme örneğinde olduğu gibi, neticenin geç ortaya çıkması, insan öldürme suçunun oluşumuna engel değildir. Bu görüşe göre, failin kastı ölüme yönelikse, eylem kasten öldürme suçu olarak değerlendirilmelidir. (kadimhukuk.com.tr/makale/aids-hiv-pozitif-bulastirma-sucu-cezasi/)