Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 2015/7164 E., 2016/6 K. sayılı kararına göre, sanığın ve müdafisinin SEGBİS ile savunma yapmak istemediklerini ısrarla beyan etmelerine rağmen mahkemenin bu sistemle yargılamaya devam etmesi, hangi ceza yargılaması temel ilkesine aykırıdır ve bu durumun sonucu ne olmalıdır?
Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin anılan kararında, sanığın ve müdafisinin ısrarlı itirazlarına rağmen SEGBİS ile savunma alınması, ceza yargılamasının temel ilkelerinden olan 'doğrudan doğruyalık (vasıtasızlık)' ilkesine aykırı bulunmuştur. Kararda, duruşmada hazır bulunmanın sanık için bir ödev olduğu kadar aynı zamanda bir hak olduğu, bu hakkın sınırlanmasının ancak ciddi şekilde gerekli olması halinde istisnai olarak uygulanabileceği vurgulanmıştır. Özellikle ilk ve son savunmanın yapıldığı, esasa ilişkin delillerin toplandığı oturumlarda sanığın SEGBİS ile katılımının açık kabulüne dayalı olması gerektiği belirtilmiştir. Sanığın ve müdafisinin açık itirazına rağmen SEGBİS ile yargılamaya devam edilmesi, savunma hakkının kısıtlanması anlamına geldiği için hükmün bozulması gerektiği sonucuna varılmıştır (barandogan.av.tr/blog/ceza-hukuku/segbis-itiraz-durusmada-hazir-bulunma-hakki.html).