Cumhuriyet savcısının CMK m.103/2 uyarınca tutukluyu re'sen tahliye etme yetkisi ile CMK m.103/1 uyarınca adli kontrolle tahliye talep etme yetkisi arasındaki temel fark nedir? Savcı neden re'sen tahliye yerine adli kontrolle tahliye talep etmeyi tercih edebilir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #169966

İki yetki arasındaki temel fark, birinin şartsız, diğerinin ise şarta bağlı olması ve karar merciinin farklılaşmasıdır. CMK m. 103/2'deki re'sen tahliye yetkisi, savcının tutuklama şartlarının tamamen ortadan kalktığı kanaatine vardığında, herhangi bir şarta bağlamadan ve hâkim kararına ihtiyaç duymadan şüpheliyi serbest bırakmasıdır. Bu, doğrudan savcının kendi tasarrufudur. CMK m. 103/1'deki talep ise, savcının tutuklama şartlarının tamamen kalkmadığını, ancak 'ölçülülük' ilkesi gereğince (örneğin tutukluluğun uzaması, şüphelinin sağlık durumu vb. nedenlerle) daha hafif bir koruma tedbiri olan adli kontrolün yeterli olacağını düşündüğü durumlarda başvurduğu bir yoldur. Bu durumda karar mercii sulh ceza hâkimidir. Savcı, şüphelinin adaletten kaçma veya delil karartma riskinin devam ettiğini, bu nedenle tamamen kontrolsüz bırakılmasının (bihakkın tahliye) sakıncalı olacağını düşündüğü, ancak tutukluluğun da ağır bir tedbir olduğuna inandığı ara durumlarda, adli kontrolle tahliyeyi tercih edebilir (sen.av.tr/tr/makale/adli-kontrolle-tahliye-talep-eden-cumhuriyet-savcisinin-tahliye-yetkisi).