Türk Ceza Kanunu'nda (TCK) sayılan belirli suçlar nedeniyle hakkında soruşturma yürütülen ve yurtdışında olduğu için ulaşılamayan bir vatandaşın, vatandaşlığının kaybettirilmesi süreci nasıl işler? Bu süreçte kişinin suçu işlediğinin kesinleşmiş bir mahkeme kararıyla sabit olması gerekir mi?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #169954

TVK m. 29/2'ye göre, TCK'nın 302, 309, 310, 311, 312, 313, 314 ve 315. maddelerinde yazılı (Devletin Güvenliğine ve Anayasal Düzene Karşı Suçlar) suçlardan biri nedeniyle hakkında soruşturma veya kovuşturma yürütülen ve yabancı ülkede bulunması nedeniyle kendisine ulaşılamayan vatandaşlar için özel bir kaybettirme usulü öngörülmüştür. Süreç şu şekilde işler: 1) Soruşturma aşamasında Cumhuriyet savcısı veya kovuşturma aşamasında mahkeme, durumu bir ay içinde İçişleri Bakanlığı'na bildirir. 2) Bakanlık, Resmî Gazete’de 'yurda dön' ilanı yapar. 3) Kişi, bu ilana rağmen üç ay içinde yurda dönmezse, Bakanlığın teklifi ve Cumhurbaşkanı kararıyla vatandaşlığı kaybettirilebilir. Metinde özellikle vurgulandığı gibi, bu sürecin başlaması için kişinin suçu işlediğinin kesinleşmiş bir mahkeme kararıyla sabit olması gerekmez. Sadece hakkında bu suçlardan birine ilişkin bir soruşturma veya kovuşturma başlatılmış olması ve yurtdışında bulunması yeterlidir. Bu durum, kaybettirme yaptırımının 'salt isnada' dayandığı ve 'keyfilik' eleştirilerine açık olduğu şeklinde yorumlanmaktadır (kadimhukuk.com.tr/makale/vatandasligin-kaybettirilmesi/, TVK m. 29/2).