Bir sanık hakkında, CMK md. 196/2'ye aykırı olarak, alt sınırı 5 yıl hapis cezasını gerektiren bir suçtan dolayı istinabe (talimat) yoluyla sorgusu yapılmış ve bu usulsüzlüğe rağmen mahkumiyet kararı verilmiştir. Sanık, bu karara karşı temyiz başvurusunda bulunmamış ve karar kesinleşmiştir. Bu durumda, sanığın başvurabileceği bir olağanüstü kanun yolu var mıdır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #169406

Evet, vardır. Sanığın veya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının başvurabileceği olağanüstü kanun yolu, CMK'nın 309. maddesinde düzenlenen 'kanun yararına bozma'dır. CMK md. 196/2'ye aykırılık, yani ağır cezalık bir suçta sanığın sorgusunun mutlaka hükmü verecek mahkemece yapılması kuralının ihlali, Yargıtay tarafından 'mutlak hukuka aykırılık' ve 'savunma hakkının esaslı şekilde kısıtlanması' olarak kabul edilmektedir. Karar, temyiz edilmeyerek veya temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşmiş olsa bile, bu tür ağır bir hukuka aykırılık içeriyorsa, kanun yararına bozma yoluna gidilebilir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, bu hukuka aykırılığı tespit ettiğinde, Adalet Bakanı'nın istemi üzerine veya kendiliğinden, hükmün veya kararın bozulması için Yargıtay'a başvurur. Yargıtay, başvuruyu yerinde görürse, kesinleşmiş olan hükmü bozar. Eğer hukuka aykırılık, yeniden yargılama yapılmasını gerektiriyorsa (ki bu durumda gerektirir), dosyanın yeniden görülmesi için yerel mahkemeye gönderilmesine karar verilir. Bu yol, yargılamadaki ağır hataların, karar kesinleştikten sonra dahi giderilmesini sağlayan istisnai bir denetim mekanizmasıdır.