Bir memurun, DMK md. 76 uyarınca naklen atanmasına ilişkin işlemin 'kamu yararı ve hizmet gereklerine' uygun olup olmadığının denetiminde, işlemin memurun 'liyakat ve kariyer' ilkelerine uygunluğu ne ölçüde bir rol oynar?
İşlemin liyakat ve kariyer ilkelerine uygunluğu, 'kamu yararı ve hizmet gerekleri'nin denetiminde çok önemli bir rol oynar ve bu denetimin temel kriterlerinden biridir. Danıştay, idarenin atama yetkisini kullanırken, sadece kadro derecesi ve unvan gibi şekli unsurlara değil, aynı zamanda memurun o görev için yeterli olup olmadığına da bakması gerektiğini kabul eder. Liyakat ilkesi, bir göreve en ehil, en yetenekli ve en uygun kişinin getirilmesini; kariyer ilkesi ise memurun, mesleğe girdikten sonra belirli bir plan dahilinde, bilgi ve tecrübesine uygun olarak ilerlemesini ve yükselmesini ifade eder. Eğer yapılan bir atama, memurun yıllarca edindiği uzmanlık, tecrübe ve kariyer birikimiyle tamamen ilgisiz bir alana yapılıyorsa veya daha liyakatli bir aday varken liyakatsiz bir atama yapılıyorsa, bu durum atamanın 'hizmetin daha iyi yürütülmesi' amacına hizmet etmediğinin, dolayısıyla 'kamu yararı ve hizmet gereklerine' aykırı olduğunun güçlü bir göstergesi olarak kabul edilir. Bu tür bir atama, liyakat ve kariyer ilkelerini ihlal ettiği için iptal edilebilir (Danıştay 2. Dairesi E:2021/14132, K:2021/4910).