5271 sayılı CMK'nın 196/2. maddesi, 'alt sınırı beş yıl ve daha fazla hapis cezasını gerektiren suçlarda' sanığın istinabe (talimat) yoluyla sorguya çekilemeyeceğini emretmektedir. Bu yasağın temel amacı nedir ve bu kurala aykırı olarak yapılan bir sorgunun hukuki sonucu ne olur?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #169364

Bu yasağın temel amacı, en ağır suçlarda 'doğrudan doğruyalık (vasıtasızlık)' ilkesini mutlak bir şekilde uygulamak ve sanığın savunma hakkını en üst düzeyde korumaktır. Alt sınırı beş yıl ve daha fazla hapis cezasını gerektiren suçlar, toplum vicdanında derin izler bırakan ve sanık için çok ağır sonuçlar doğurma potansiyeli olan suçlardır. Bu tür davalarda, hükmü verecek olan mahkeme heyetinin, sanığı bizzat huzurunda görmesi, sorgusunu doğrudan yapması, beyanları sırasındaki tavır ve davranışlarını gözlemlemesi, maddi gerçeğe ulaşma ve adil bir ceza tayini açısından hayati önem taşır. İstinabe yoluyla sorgu, bu doğrudan teması engeller ve yargılamanın yüzeyselleşmesi riskini taşır. Bu kurala aykırı olarak, yani alt sınırı 5 yıl veya daha fazla olan bir suçtan yargılanan sanığın istinabe yoluyla sorgusu yapılırsa, bu işlem mutlak bir hukuka aykırılık teşkil eder. Bu durum, Yargıtay tarafından 'savunma hakkının esaslı şekilde kısıtlanması' olarak kabul edilir ve re'sen gözetilecek mutlak bir bozma nedenidir.