6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 350. maddesi uyarınca kiraya verenin 'konut ihtiyacı' ile 351. maddesi uyarınca 'yeni malikin ihtiyacı' nedeniyle açacağı tahliye davaları arasında, dava açma süresi ve usulü açısından ne gibi farklar vardır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #169363

Her iki dava da 'ihtiyaç' sebebine dayansa da, dava açma süresi ve usulü açısından önemli farklar içerir: 1) Kiraya Verenin İhtiyacı (TBK md. 350): Bu davada, mevcut kiraya veren, kendisinin veya kanunda sayılan yakınlarının ihtiyacı için tahliye talep eder. Dava açma süresi, belirli süreli sözleşmelerde 'sürenin sonundan', belirsiz süreli sözleşmelerde ise 'fesih dönemine ve fesih bildirim sürelerine uyularak belirlenecek tarihten' başlayarak 'bir ay içinde' açılmalıdır. Burada, sözleşmenin tarafı olan kiraya verenin, sözleşme süresinin sonunu beklemesi kuraldır. 2) Yeni Malikin İhtiyacı (TBK md. 351): Bu davada, kiralananı sonradan devralan yeni malik, kendisinin veya kanunda sayılan yakınlarının ihtiyacı için tahliye talep eder. Yeni malik, sözleşme süresinin sonunu beklemek zorunda değildir. Kanun ona iki seçenek sunar: a) Taşınmazı edindiği tarihten itibaren 'bir ay içinde' durumu kiracıya yazılı olarak bildirmek koşuluyla, edinim tarihinden 'altı ay sonra' dava açabilir. b) Veya dilerse, bu hakkını sözleşme süresinin sonunu bekleyerek, sürenin bitiminden itibaren 'bir ay içinde' de açabilir. Temel fark; yeni malikin, kiraya verenden farklı olarak, sözleşme süresinin bitimini beklemeden, edinimden 6 ay sonra dava açabilmesini sağlayan özel bir hakka sahip olmasıdır.