Bir memurun, DMK md. 76'ya dayanılarak 'kurum içinde aynı veya başka yerlerdeki diğer kadrolara naklen' atanması işlemine karşı açtığı davada, idarenin 'kamu yararı ve hizmet gerekleri' savunmasının somutluğu nasıl denetlenir? Danıştay'ın bu konudaki yaklaşımını açıklayınız.
Danıştay, idarenin 'kamu yararı ve hizmet gerekleri' savunmasını soyut ve genel bir ifade olarak kabul etmez; bu savunmanın somut olgularla ve belgelerle desteklenmesini arar. İdarenin bu savunmasının somutluğu şu şekilde denetlenir: 1) Hizmet İhtiyacı Raporları: İdarenin, memurun atandığı yeni yerde gerçekten bir personel ihtiyacı olduğunu, bu ihtiyacın niteliğini ve aciliyetini gösteren resmi belgeler (kadro analizleri, birim talep yazıları, norm kadro çalışmaları vb.) sunması beklenir. 2) Personelin Niteliği: Atanan memurun liyakat, kariyer, eğitim ve tecrübesinin, atandığı yeni görevin gerektirdiği niteliklerle uyumlu olup olmadığına bakılır. Memurun uzmanlık alanıyla ilgisiz bir göreve atanması, hizmet gerekçesinin zayıf olduğuna işaret eder. 3) Eski Görev Yerindeki Durum: Memurun eski görev yerinde hizmetine ihtiyaç kalmadığına veya oradaki hizmetlerin aksamadığına dair bir gerekçe sunulup sunulmadığı incelenir. 4) Keyfilik Karinesi: Memur hakkında bir soruşturma açıldıktan veya memurun idare aleyhine bir dava kazandıktan hemen sonra yapılan bir atama, Danıştay tarafından genellikle 'cezalandırma' veya 'keyfi' bir işlem olarak değerlendirilir ve hizmet gereği savunmasına itibar edilmez. Özetle, Danıştay, idarenin soyut beyanları yerine, atama işleminin gerçekten kamu hizmetinin daha iyi yürütülmesi amacıyla yapıldığını gösteren objektif ve somut kanıtlar arar.