Bir avukatın, CMK md. 150/3 uyarınca Baro tarafından 'zorunlu müdafii' olarak görevlendirildiği bir davada, sanığın bilgisi ve istemi dışında yargılamanın yapılarak sonuçlandırılması, sanığın hangi temel haklarını ihlal eder? (YCGK E: 2008/1-90, K: 2008/100)

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #169354

Bu durum, sanığın birden fazla temel hakkını ihlal eder ve Yargıtay tarafından mutlak bozma nedeni sayılır. İhlal edilen haklar şunlardır: 1) Duruşmada Hazır Bulunma Hakkı (CMK md. 193): Ceza yargılamasının yüze karşı yapılması esastır. Sanığın, kendisine ulaşılamadığı gerekçesiyle duruşmada hazır edilmeden yargılamanın yapılması bu hakkın ihlalidir. 2) Savunma Hakkı (Anayasa md. 36, AİHS md. 6): Savunma hakkı, sadece bir müdafiin hukuki yardımını değil, aynı zamanda sanığın 'bizzat' kendisini savunmasını da içerir. Sanığın yokluğunda yapılan yargılama, onun bizzat savunma yapma, delilleri tartışma ve mahkemenin kanaatini doğrudan etkileme imkanını elinden alır. 3) Kendi Seçtiği Müdafiin Yardımından Yararlanma Hakkı: Zorunlu müdafilik, sanığın kendi seçeceği bir avukatla temsil edilme hakkını ortadan kaldırmamalıdır. Sanığa ulaşılarak kendi müdafiini seçme imkanı tanınmadan, re'sen atanan bir müdafi ile yargılamanın bitirilmesi bu hakkı zedeler. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun anılan kararında da belirtildiği gibi, bu durum, sanığı 'pratik ve etkili bir savunmadan yoksun bırakır' ve adil yargılanma hakkının özünü ihlal eder. Mahkemenin, sanığı bulmak için zorla getirme, yakalama emri gibi tüm yasal imkanları kullanmadan bu yola başvurması hukuka aykırıdır.