5271 sayılı CMK'nın 251. maddesi uyarınca basit yargılama usulü uygulanan bir davada, mahkemenin tarafların sunduğu yazılı beyan ve delilleri yeterli görmeyerek re'sen 'bilirkişi incelemesi' veya 'keşif' yapılmasına karar vermesi, bu usulün ruhuna aykırı mıdır?
Hayır, aykırı değildir. Her ne kadar basit yargılama usulünün temel özelliği duruşmasız ve yazılı beyanlara dayalı olarak hızlı bir şekilde karar verilmesi olsa da, bu durum hakimin maddi gerçeğe ulaşma yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz. CMK md. 251/6, 'Bu davalar dosyanın tekemmülünden itibaren en geç bir ay içinde karara bağlanır. Ara kararı verilmesi, keşif, bilirkişi incelemesi ya da duruşma yapılması gibi işlemler ivedilikle sonuçlandırılır.' hükmünü içermektedir. Bu hüküm, mahkemenin dosya üzerinden karar verebilmek için maddi vakıaları aydınlatma ihtiyacı duyduğunda, bilirkişi incelemesi veya keşif gibi delil toplama işlemlerine başvurabileceğini açıkça göstermektedir. Bu işlemler, usulün 'ivedilik' ruhuna uygun olarak hızlı bir şekilde yapılmalıdır. Eğer bu işlemler sonucunda dahi uyuşmazlık aydınlatılamazsa veya delillerin duruşmada tartışılması zorunluluğu ortaya çıkarsa, mahkeme yine aynı kanunun 251/5. maddesindeki yetkisini kullanarak, basit yargılama usulünden vazgeçip genel hükümlere göre duruşma açarak yargılamaya devam edebilir.