5271 sayılı CMK'nın 134. maddesi uyarınca bilgisayarlarda, bilgisayar programlarında ve kütüklerinde arama, kopyalama ve elkoyma tedbirinin uygulanabilmesi için aranan 'başka surette delil elde etme imkânının bulunmaması' koşulu ne anlama gelir? Bu koşul, 'orantılılık' ilkesinin bir yansıması mıdır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #169346

Evet, bu koşul 'orantılılık' ilkesinin ve özellikle onun alt ilkesi olan 'gereklilik' (zorunluluk) ilkesinin ceza muhakemesindeki somut bir yansımasıdır. 'Başka surette delil elde etme imkânının bulunmaması' koşulu, dijital delillere yönelik bu ağır müdahalenin, başvurulacak 'en son çare' (ultima ratio) olması gerektiğini ifade eder. Yani, soruşturmayı yürüten makamlar, aradıkları delile, kişilerin özel hayatına ve haberleşme gizliliğine daha az müdahale eden başka yöntemlerle (tanık dinleme, belge inceleme, fiziki arama vb.) ulaşma imkanları varsa, öncelikle bu yöntemleri denemek zorundadırlar. Ancak bu yöntemler yetersiz kalıyorsa veya hiç mevcut değilse, o zaman CMK md. 134'teki tedbire başvurulabilir. Örneğin, bir dolandırıcılık suçunda, şüphelinin bilgisayarındaki muhasebe kayıtlarına ulaşmak gerekiyorsa ve bu kayıtlara başka hiçbir yerden ulaşılamıyorsa, bu tedbire başvurmak gerekli olabilir. Ancak, sadece bir tanığın adresini tespit etmek için kişinin tüm bilgisayarının imajının alınması, başka ve daha basit yollar varken (nüfus kayıtları, telefon kayıtları vb.), orantısız ve hukuka aykırı bir müdahale olur. Bu koşul, temel haklara yönelik müdahalelerin keyfi ve ölçüsüz olmasını engellemeye hizmet eder.