Kambiyo senetlerinde def'iler (savunmalar) düzenlenirken, borçlunun 'senedi iktisap ederken hamilin bilerek borçlunun zararına hareket etmiş olması' halinde şahsi def'ilerini iyi niyetli olmayan hamile karşı da ileri sürebileceği belirtilmiştir (TTK md. 687/2). Bu 'bilerek borçlunun zararına hareket etme' (exceptio doli) kavramı nasıl ispatlanır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #169345

'Bilerek borçlunun zararına hareket etme', hamilin senedi devralırken sadece temel ilişkideki bir sakatlığı bilmesinin ötesinde, borçlunun bu sakatlığa dayalı şahsi def'isini lehtara karşı ileri sürmesini engellemek amacıyla, lehtar ile bir nevi 'işbirliği' yaparak senedi devralması anlamına gelen özel bir kötü niyet halidir. Bu durumun ispatı oldukça zordur, çünkü hamilin iç dünyasına, niyetine ilişkindir. Ancak, borçlu bu durumu şu gibi dolaylı delillerle (emarelerle) ispatlamaya çalışabilir: 1) Hamil ile Lehtar Arasındaki Yakın İlişki: Hamilin, lehtarın yakını, iş ortağı veya çalışanı olması, aralarında bir danışıklılık olduğu şüphesini güçlendirebilir. 2) Senedin Değerinin Çok Altında Devralınması: Hamilin, senedi nominal değerinin çok altında bir bedelle devralması, senedin 'sorunlu' olduğunu bildiğine ve riski üstlendiğine işaret edebilir. 3) Devrin Zamanlaması: Senedin, tam da borçlunun lehtara karşı defi ileri süreceği veya dava açacağı bir zamanda, alelacele devredilmesi şüphe uyandırabilir. 4) Hamilin Finansal Durumu: Hamilin, bu tür bir senedi alacak mali güce veya ticari pratiğe sahip olmaması. Bu gibi emareler bir araya geldiğinde, mahkeme, hamilin bilerek borçlunun zararına hareket ettiğine kanaat getirebilir ve borçlunun şahsi def'ilerini bu hamile karşı da ileri sürmesine izin verebilir.