Meslek hastalığı tespitinde, hastalığın 'yükümlülük süresi' içinde ortaya çıkması ne anlama gelir? Yükümlülük süresi geçtikten sonra ortaya çıkan bir hastalığın meslek hastalığı sayılması mümkün müdür?
Yükümlülük süresi, 5510 sayılı Kanun ve ilgili yönetmelikte, her meslek hastalığı türü için ayrı ayrı belirlenmiş olan, sigortalının zararlı etkenin bulunduğu işyerinden fiilen ayrıldığı tarih ile hastalığın meydana çıktığı tarih arasında geçebilecek azami süreyi ifade eder. Bu, bir nevi 'hastalığın kuluçka süresi' için kanunla öngörülmüş bir karinedir. Örneğin, bir kimyasal maddeye maruziyetten kaynaklanan bir kanser türü için yükümlülük süresi 20 yıl olarak belirlenmişse, bu, kişinin işten ayrıldıktan sonraki 20 yıl içinde bu hastalığa yakalanması halinde, hastalığın mesleki nedenden kaynaklandığına dair güçlü bir karine olduğu anlamına gelir. Kural olarak, yükümlülük süresi geçtikten sonra ortaya çıkan bir hastalığın meslek hastalığı sayılması zordur. Ancak bu kural mutlak değildir. Eğer hastalığın, yükümlülük süresi aşılmış olmasına rağmen, yapılan işin niteliği ve yürütüm şartları sonucu ortaya çıktığı 'bilimsel ve tıbbi olarak' kesin bir şekilde ispatlanabilirse, Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu'nun kararı ile bu hastalık da meslek hastalığı sayılabilir (5510 S.K. md. 14/son). Bu durumda, ispat yükü sigortalının üzerinde olur.