İdari yargıda dava açma süresi kural olarak 60 gün (İYUK md. 7) iken, ivedi yargılama usulünde (İYUK md. 20/A) bu süre neden 30 güne indirilmiştir? Bu farklılığın temel amacı ve anayasal dayanağı nedir?
Bu farklılığın temel amacı, 'usul ekonomisi' ve 'hukuki belirliliğin' bir an önce sağlanmasıdır. İvedi yargılama usulü, nitelikleri gereği süratle sonuçlandırılmasında hem idare hem de bireyler açısından zorunluluk bulunan, gecikmesi halinde telafisi zor veya imkansız zararlar doğurabilecek uyuşmazlıklar için öngörülmüştür. Bu uyuşmazlıklar; ihale işlemleri, acele kamulaştırma, özelleştirme gibi büyük ölçekli ve kamu ekonomisini yakından ilgilendiren konulardır. Bu tür işlemlerde uzun süren bir belirsizlik, projelerin durmasına, kamu kaynaklarının atıl kalmasına ve ekonomik istikrarsızlığa yol açabilir. Dava açma süresinin 60 günden 30 güne indirilmesi, yargısal sürecin en başından itibaren hızlandırılması hedefine hizmet eder. Anayasal dayanağı ise, Anayasa'nın 125. maddesindeki 'İdari işlemlere karşı açılacak davalarda süre, yazılı bildirim tarihinden başlar' hükmünün, sürenin miktarını kanun koyucunun takdirine bırakması ve Anayasa'nın 141. maddesindeki 'Davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılması, yargının görevidir' ilkesidir. Kanun koyucu, belirli tür uyuşmazlıklar için kamu yararı ve hizmetin gerekleri doğrultusunda daha kısa usul süreleri belirleme yetkisine sahiptir.