HMK'nın 64. maddesi, davanın ihbarının etkisini düzenlerken HMK md. 69/2'ye atıf yapmaktadır. 'Fer'i müdahalenin etkisi' olarak da bilinen bu kural ne anlama gelir ve ihbar edilen kişi açısından ne gibi sonuçlar doğurur?
'Fer'i müdahalenin etkisi' olarak bilinen ve ihbar için de kıyasen uygulanan HMK md. 69/2, asıl davada verilecek hükmün, fer'i müdahilin (veya kendisine ihbar edilenin) de katıldığı rücu davasında nasıl bir etki yaratacağını düzenler. Bu kurala göre, fer'i müdahil, yanında katıldığı tarafla birlikte açılacak bir rücu davasında, asıl davadaki tespit ve değerlendirmelerin 'yanlış olduğu' iddiasını ileri süremez. Yani, asıl davadaki maddi ve hukuki tespitler, rücu davasında kesin delil niteliği taşır. Örneğin, asıl davada yanında katıldığı tarafın kusurlu bulunması, ihmali veya yanlış savunma yapması gibi iddialarla rücu borcundan kurtulamaz. Ancak bu kuralın istisnaları vardır: 1) Müdahil, asıl tarafın ağır kusuru veya hilesi nedeniyle savunma imkanını kaybetmişse, 2) Asıl taraf, müdahilin ileri sürdüğü iddia ve savunmaları kasten veya ağır ihmalle ileri sürmemişse, 3) Müdahale talebi geç veya haksız olarak reddedilmişse, bu etki ortadan kalkar. Bu kural, aynı uyuşmazlığın rücu davasında yeniden tartışılmasını engelleyerek çelişkili kararların önüne geçmeyi ve usul ekonomisini sağlamayı amaçlar.