Bir kimsenin, kendisinin veya kanunda gösterilen bir yakınının işlediği suçu yetkili makamlara bildirmeme eylemi TCK md. 278 kapsamında bir suç oluşturur mu? Bu durumu 'nemo tenetur' (kimsenin kendini suçlamaya zorlanamaması) ilkesi çerçevesinde analiz ediniz.
Hayır, bu eylem TCK md. 278 kapsamında bir suç oluşturmaz. Bu durum, 'nemo tenetur se ipsum accusare' (hiç kimse kendini suçlamaya zorlanamaz) ilkesinin doğal bir sonucudur ve bu ilke, zımni bir hukuka uygunluk nedeni teşkil eder. Anayasa'nın 38/5. maddesi, 'Hiç kimse kendisini ve kanunda gösterilen yakınlarını suçlayan bir beyanda bulunmaya veya bu yolda delil göstermeye zorlanamaz.' hükmünü amirdir. Bu anayasal güvence, sadece sanığın veya şüphelinin susma hakkını değil, aynı zamanda kişinin kendisini veya yakınlarını cezai bir takibata maruz bırakacak bildirimlerde bulunma yükümlülüğünün olmamasını da kapsar. TCK md. 278'deki genel 'suçu bildirme yükümlülüğü', bu anayasal ilke karşısında geri çekilir. Yargıtay da istikrarlı kararlarında, CMK md. 45'te tanıklıktan çekinme hakkı tanınan yakınlar için suçu bildirme yükümlülüğünün de bulunmadığını kabul etmektedir (Yargıtay 5. Ceza Dairesi - Karar: 2011/2656). Kişiyi, kendisini veya sevdiklerini ceza tehdidi altına sokacak bir ihbarda bulunmaya mecbur etmek, hukuk devletinin temel ilkeleriyle bağdaşmaz.