Bir sanık hakkında 'tehdit' (TCK md. 106) suçundan HAGB kararı verilebilmesi için, mağdurun bu suçtan kaynaklanan 'manevi zararının' giderilmesi şart mıdır? Yargıtay'ın 'zarar' kavramına yaklaşımını bu bağlamda değerlendiriniz.
Hayır, manevi zararın giderilmesi şart değildir. Yargıtay'ın istikrarlı uygulamasına göre, CMK md. 231/6-c'de HAGB şartı olarak aranan 'zararın giderilmesi', suçtan kaynaklanan somut, ölçülebilir ve 'maddi' zararı ifade eder. Tehdit suçu gibi, genellikle maddi bir zarara yol açmayan, daha çok kişinin iç huzurunu, güvenliğini ve manevi bütünlüğünü ihlal eden suçlarda, ortaya çıkan 'manevi zarar' bu kapsamda değerlendirilmez. Mağdurun yaşadığı korku ve endişe, HAGB kararı verilmesine engel bir 'zarar' olarak kabul edilmez. Eğer tehdit eylemi sırasında bir mal zarar görmüşse (örneğin, kapıyı kırarak tehdit), bu maddi zararın giderilmesi gerekir. Ancak, sadece sözlü tehdit gibi maddi zararın olmadığı durumlarda, giderilmesi gereken bir zarar bulunmadığı kabul edilir ve diğer koşullar varsa HAGB kararı verilebilir. Bu yaklaşım, Yargıtay'ın 'yoksun kalınan kâr' ve 'manevi zararı' HAGB'nin zarar kavramı dışında tutan genel ilkesiyle uyumludur (Yargıtay 4. CD, E. 2014/9550, K. 2016/13675).