Kiracının, kira borcunu ödememesi nedeniyle hakkında başlatılan icra takibine itiraz etmesi durumunda, kiraya verenin başvurabileceği hukuki yollar nelerdir? 'İtirazın kaldırılması ve tahliye' davası ile 'itirazın iptali ve tahliye' davası arasındaki temel farkları açıklayınız.
Kiracı, kira borcu nedeniyle başlatılan ilamsız icra takibine (Örnek No: 13) itiraz ederse, takip durur. Kiraya verenin, takibe devam edebilmek ve tahliyeyi sağlayabilmek için başvurabileceği iki temel yol vardır: 1) İtirazın Kaldırılması ve Tahliye Davası (İİK md. 269/a): Bu dava, İcra Hukuk Mahkemesi'nde açılır. Daha hızlı ve basit bir yargılama usulüne tabidir. Ancak bu davanın açılabilmesi için, kira sözleşmesinin 'yazılı ve noterlikçe düzenlenmiş veya onaylanmış' olması ya da kiracının itirazında kira ilişkisini ve imzasını 'açıkça ve kesin olarak' inkar etmemiş olması gerekir. Yani, delillerin sınırlı ve güçlü olduğu durumlarda başvurulabilen bir yoldur. 2) İtirazın İptali ve Tahliye Davası (İİK md. 67 ve TBK hükümleri): Bu dava, Sulh Hukuk Mahkemesi'nde açılır. Genel hükümlere göre yürütülen, daha kapsamlı bir yargılama sürecidir. Kiraya verenin elinde yazılı veya noter onaylı bir sözleşme olmasa bile, kira ilişkisini her türlü delille (tanık, banka dekontu, yemin vb.) ispatlayarak hem itirazın iptalini hem de tahliyeyi talep edebilir. Temel fark; birincisinin dar kapsamlı ve hızlı bir icra mahkemesi davası olması, ikincisinin ise genel mahkemede görülen, her türlü delilin tartışılabildiği geniş kapsamlı bir dava olmasıdır.