Birleşmiş Milletler Engellilerin Haklarına İlişkin Sözleşme ve AİHS md. 12 (evlenme hakkı) varken, TMK md. 145'te düzenlenen mutlak butlan sebeplerinin varlığı, bu uluslararası sözleşmelere bir aykırılık teşkil eder mi? Anayasa'nın 90. maddesi bu çatışmada nasıl bir rol oynar?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #169305

Hayır, bir aykırılık teşkil etmez. Uluslararası sözleşmeler ile iç hukuk normları arasındaki ilişkiyi yorumlarken, normların amacını ve ruhunu birlikte değerlendirmek gerekir. AİHS md. 12 ve BM Engelliler Sözleşmesi, evlenme hakkını temel bir insan hakkı olarak güvence altına alır ve engellilik gibi durumlara dayalı ayrımcılığı yasaklar. Ancak bu hak, mutlak ve sınırsız değildir. AİHS md. 12 de 'bu hakkın kullanımını düzenleyen ulusal yasalara uygun olarak' ifadesiyle, devletlere evliliğin maddi ve şekli şartlarını düzenleme konusunda bir takdir alanı bırakır. TMK md. 145'te sayılan mutlak butlan sebepleri (mevcut evlilik, sürekli ayırt etme gücü yoksunluğu, akıl hastalığı, hısımlık), ayrımcı bir temele değil, evlilik kurumunun temeli olan 'geçerli irade beyanı', 'kamu düzeni' ve 'genel ahlak' gibi evrensel hukuk ilkelerine dayanır. Örneğin, ayırt etme gücü olmayan birinin evlenmesini engellemek, onu ayrımcılığa uğratmak değil, iradesi sakat olduğu için kendisini ve evlilik kurumunu korumaktır. Anayasa md. 90, temel haklara ilişkin uluslararası sözleşmelerin kanun hükmünde olduğunu ve kanunlarla çelişirse sözleşmenin üstün olduğunu belirtir. Ancak burada bir 'çelişki' yoktur; çünkü uluslararası sözleşmeler evlenme 'hakkını' güvence altına alırken, TMK bu hakkın 'kullanılma ehliyetinin' koşullarını düzenlemektedir. Bu iki norm birbirini tamamlar niteliktedir (YHGK E. 2017/2672, K. 2018/1717).