6102 sayılı TTK'nın kambiyo senetlerine ilişkin hükümleri (Poliçe, Bono, Çek) ile 3167 sayılı eski Çek Kanunu ve 5941 sayılı yeni Çek Kanunu arasındaki normlar hiyerarşisi ve uygulama önceliği ilişkisini açıklayınız.
Bu kanunlar arasındaki ilişki, genel kanun - özel kanun (lex specialis derogat legi generali) ilkesine dayanır. 1) Türk Ticaret Kanunu (TTK): Kambiyo senetleri (poliçe, bono, çek) ile ilgili temel ve genel düzenlemeleri içerir. Çek ile ilgili özel bir kanun olmasaydı, çeklere ilişkin tüm hukuki durumlar TTK'ya göre çözülecekti. 2) 5941 sayılı Çek Kanunu: Çek ile ilgili özel düzenlemeler içeren kanundur. Bu kanun, TTK'ya göre 'özel kanun' niteliğindedir. Bu nedenle, 5941 sayılı Çek Kanunu'nda bir konuyla ilgili özel bir hüküm varsa (örneğin, ibraz süreleri, karşılıksız çek yaptırımları, bankanın sorumluluğu), TTK'nın aynı konudaki genel hükmü değil, Çek Kanunu'nun özel hükmü uygulanır. 3) Uygulama Önceliği: Çek ile ilgili bir hukuki uyuşmazlıkta, hakim önce 5941 sayılı Çek Kanunu'na bakar. Eğer Çek Kanunu'nda konuyla ilgili bir düzenleme yoksa, o zaman çekin de bir kambiyo senedi olması nedeniyle, genel kanun olan TTK'nın kambiyo senetlerine (ve özellikle çeke) ilişkin hükümlerine başvurur. Örneğin, çekte ciro zinciri, aval gibi konularda Çek Kanunu'nda özel bir düzenleme olmadığından, TTK'nın ilgili hükümleri uygulanır.