Bir hükümlünün, açık ceza infaz kurumundan firar etmesi (TCK md. 292), kurumun disiplin kuralları açısından nasıl bir sonuç doğurur ve bu durumun hükümlünün infaz rejimine (örneğin, kapalı kuruma iade) etkisi ne olur?
Hükümlünün açık ceza infaz kurumundan firar etmesi, hem bir adli suç (TCK md. 292) hem de ciddi bir disiplin ihlalidir. Disiplin hukuku açısından, bu eylem 5275 sayılı CGTİHK'nın 44. maddesinde sayılan ve 'hücreye koyma' cezasını gerektiren en ağır disiplin suçlarından biridir. Firar eden hükümlü hakkında kurum tarafından disiplin soruşturması başlatılır ve genellikle 11 ila 20 gün arasında hücreye koyma cezası verilir. Bu disiplin cezasının infaz rejimine çok önemli etkileri vardır. Açık Ceza İnfaz Kurumlarına Ayrılma Yönetmeliği uyarınca, firar suçundan dolayı hücreye koyma cezası alan bir hükümlü, bu cezanın kaldırılmasından itibaren belirli bir süre geçmedikçe tekrar açık kuruma ayrılamaz. Ayrıca, 5275 sayılı Kanun'un 14/4. maddesi gereğince, açık ceza infaz kurumunda bulunan ve kınamadan daha ağır bir disiplin cezası alan (firar için hücre cezası verilir) hükümlüler, 'kurum yönetim kurulunun kararı ile kapalı ceza infaz kurumlarına geri gönderilirler.' Bu karar infaz hâkiminin onayına sunulur. Dolayısıyla, firar eylemi, hükümlünün açık kurumdaki daha lehe olan infaz rejimini kaybetmesine ve cezasının kalan kısmını daha sıkı kurallara tabi olan kapalı bir kurumda çekmesine neden olur.