Bir sanığın gıyabında verilen ve kendisine usulüne uygun tebliğ edilmeyen bir mahkumiyet hükmü ne zaman kesinleşir? Sanığın bu hükme karşı eski hale getirme talebinde bulunma hakkının hukuki dayanağı nedir?
Sanığın gıyabında (yokluğunda) verilen bir mahkumiyet hükmü, kendisine veya müdafiine usulüne uygun olarak tebliğ edilmeden kesinleşmez. Kanun yollarına (istinaf, temyiz) başvuru süreleri, kararın usulüne uygun tebliği ile başlar. Eğer tebligat usulsüz ise veya hiç yapılmamışsa, süreler işlemeye başlamaz. Sanığın, yokluğunda yapılan yargılamadan ve verilen hükümden kusuru olmaksızın haberdar olamaması durumunda, hükmü öğrendiği tarihten itibaren kanun yolu süresi işlemeye başlar. Eğer bu süreyi de bir mazereti nedeniyle kaçırırsa, CMK md. 40 uyarınca genel 'eski hale getirme' kurumuna başvurabilir. Ayrıca, eğer sanığın yokluğunda yapılan duruşmaya katılamaması 'kanuni bir nedene' dayanıyorsa (örneğin, tebligatın usulsüzlüğü nedeniyle duruşmadan haberdar olamaması), CMK md. 198'deki özel eski hale getirme kurumuna da başvurabilir. Bu durumda, kararın tebliğinden itibaren bir hafta içinde, duruşmaya katılamama nedenini ispatlayarak, yokluğunda yapılan işlemlerin tekrarlanmasını talep edebilir. Her iki kurum da, sanığın savunma ve adil yargılanma hakkını korumaya yönelik güvencelerdir.