CMK md. 251/7'ye göre 'soruşturma veya kovuşturma yapılması izne ya da talebe bağlı olan suçlar hakkında' basit yargılama usulü uygulanamaz. Bu yasağın getirilme sebebi ne olabilir? Bu kuralın pratik sonuçlarını bir örnekle açıklayınız.
Bu yasağın getirilmesinin temelinde, bu tür suçlardaki özel usuli süreçlerin korunması ve ilgili kurumların veya kişilerin iradelerine saygı gösterilmesi yatmaktadır. İzne veya talebe bağlı suçlarda, yargılamanın başlayabilmesi için mahkeme dışı bir makamın (örneğin, kamu görevlisinin yargılanması için idari makamın izni) veya kişinin (örneğin, hakaret suçunda mağdurun şikayeti) iradesi gereklidir. Basit yargılama usulü ise, duruşmasız ve daha seri bir yöntemdir. Kanun koyucu, izin veya talep gibi ön şartların varlığının dikkatle incelenmesi, bu süreçlerde ortaya çıkabilecek hukuki tartışmaların duruşmalı bir ortamda ele alınmasının daha doğru olacağını düşünmüştür. Ayrıca, bu tür suçlarda genellikle mağdurun veya ilgili kurumun sürece aktif katılımı önemlidir ve duruşmasız yargılama bu katılımı zayıflatabilir. Pratik bir örnek olarak, 'kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret' (TCK md. 125/3-a) suçu, kural olarak takibi şikayete bağlı değildir ancak soruşturma yapılması Adalet Bakanı'nın iznine tabidir. Bu suçun cezası basit yargılama usulü sınırları içinde kalsa bile, 'izne tabi olması' nedeniyle hakkında basit yargılama usulü uygulanamaz; genel hükümlere göre duruşmalı yargılama yapılması zorunludur.