Bir avukatın müvekkili, hakkında verilen mahkumiyet kararı kesinleşerek 'hükümlü' sıfatını almıştır. TMK md. 407'de yapılan son değişiklikler ışığında, bu avukatın hükümlü ile cezaevinde görüşme yapabilmesi için yeni bir vekaletnameye ihtiyacı var mıdır? İnfaz kurumlarının bu konudaki muhtemel hatalı yaklaşımları ne olabilir?
Hayır, yeni bir vekaletnameye ihtiyacı yoktur. TMK md. 407'de 7499 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik, hükümlülük statüsünün kişinin fiil ehliyetini otomatik olarak kısıtlamadığı prensibini getirmiştir. Bir hükümlü, hakkında mahkemece verilmiş bir kısıtlama kararı (vesayet) bulunmadıkça tam fiil ehliyetine sahiptir. Dolayısıyla, kişi hükümlü olmadan önce avukatına verdiği vekaletname, fiil ehliyeti devam ettiği için geçerliliğini korur. İnfaz kurumlarının muhtemel hatalı yaklaşımı, eski kanun dönemindeki alışkanlıkla, hükümlünün ehliyetinin sona erdiğini varsayarak mevcut vekaletnameyi geçersiz saymak ve avukattan, hükümlüye (eğer atanmışsa) vasi aracılığıyla yeni bir vekaletname talep etmektir. Bu yaklaşım, yeni yasal düzenlemeye açıkça aykırıdır. Avukat, kısıtlama kararı olmayan hükümlü müvekkiliyle eski vekaletnamesine dayanarak görüşme hakkına sahiptir ve kurumun bunu engellemesi hukuka aykırı olur.