926 sayılı TSK Personel Kanunu'nda düzenlenen mecburi hizmet süresi, Anayasa'nın 49. maddesinde güvence altına alınan 'çalışma ve sözleşme hürriyeti'ne bir müdahale midir? Bu müdahalenin anayasallığı nasıl gerekçelendirilebilir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #169267

Evet, 15 yıllık mecburi hizmet süresi, kişinin mesleğini serbestçe seçme ve çalışma hakkını sınırladığı için Anayasa'nın 49. maddesinde korunan çalışma hürriyetine bir müdahaledir. Ancak her müdahale Anayasa'ya aykırı değildir. Bir müdahalenin anayasal olarak meşru sayılabilmesi için Anayasa'nın 13. maddesindeki koşulları sağlaması gerekir: kanunla öngörülmeli, meşru bir amaca dayanmalı ve ölçülü olmalıdır. Askeri Yüksek İdare Mahkemesi (AYİM) ve Danıştay kararlarında, bu müdahalenin anayasallığı şu şekilde gerekçelendirilmektedir: 1) Kanunilik: Yükümlülük, 926 sayılı Kanun'un 112. maddesinde açıkça düzenlenmiştir. 2) Meşru Amaç: Amaç, kamu yararıdır. Devletin, masraflarını karşılayarak uzun yıllar eğittiği, yetiştirdiği ve uzmanlaştırdığı personelden, özellikle yurt savunması gibi hayati bir kamu hizmetinde belirli bir süre faydalanma hakkı vardır. Bu, yetişmiş personelin TSK'da kalmasını sağlayarak ulusal güvenliği temin etmeyi amaçlar. 3) Ölçülülük: 15 yıllık süre, personelin eğitimi için yapılan yatırımın karşılığının alınması ve TSK'nın planlama ve kadro ihtiyaçlarının karşılanması için orantısız bir süre olarak görülmemektedir. Bu gerekçelerle, mecburi hizmet yükümlülüğünün çalışma hürriyetine ölçülü ve meşru bir sınırlama getirdiği kabul edilmektedir (AYİM.3.D., 26.01.2006; E.2005/655, K.2006/189).