Bir ceza davasında, sanığın sorgulama imkanı bulamadığı bir tanığın beyanı, tek veya belirleyici delil olmasına rağmen, savunma makamına sunulan hangi 'dengeleyici güvenceler' tanık sorgulama hakkı ihlalini önleyebilir? Anayasa Mahkemesi'nin bu konudaki yaklaşımını açıklayınız.
Anayasa Mahkemesi, tanık sorgulama hakkına ilişkin verdiği kararlarda (örneğin Taha Bozöyük kararı), sorgulanamayan tanık beyanının tek veya belirleyici delil olduğu durumlarda, yargılamanın bütününün adil olup olmadığını değerlendirmek için 'karşı dengeleyici güvencelerin' varlığını aramaktadır. Bu güvenceler, savunmanın yaşadığı dezavantajı telafi etmeyi amaçlar. AYM'nin vurguladığı başlıca dengeleyici güvenceler şunlardır: 1) Beyanı Destekleyen Diğer Deliller: Sorgulanamayan tanığın beyanını güçlü bir şekilde doğrulayan, bağımsız kaynaklardan elde edilmiş başka delillerin (belge, görüntü kaydı, başka tanık beyanı vb.) bulunması. 2) SEGBİS ile Dinleme: Tanığın mahkemede fiziken hazır edilememesi durumunda, sanığa ve müdafiine soru sorma imkanı tanıyacak şekilde SEGBİS veya benzeri teknik imkanlarla dinlenmesi. 3) Tanığın Beyanının Güvenilirliğinin Sınanması: Tanığın önceki beyanlarındaki tutarlılığın veya çelişkilerin mahkemece titizlikle değerlendirilmesi, tanığın beyanda bulunma nedenlerinin (örneğin, menfaat beklentisi, baskı altında olup olmadığı) araştırılması. 4) Sanığa Kendi Versiyonunu Anlatma İmkanı: Sanığa, tanığın iddialarına karşı kendi olay anlatımını sunma ve bu anlatımı destekleyecek delilleri ileri sürme imkanının tam olarak tanınması. Bu güvencelerden bir veya birkaçının etkin bir şekilde sağlanması, tanık sorgulama hakkı ihlalini önleyebilir.