Hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) kararında, CMK md. 231/6-c'de yer alan 'suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın... tamamen giderilmesi' koşulundaki 'zarar' kavramı neleri kapsar? Manevi zarar veya yoksun kalınan kâr bu kavrama dahil midir?
Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre, HAGB kararı verilebilmesi için giderilmesi gereken 'zarar', suçun işlenmesiyle ortaya çıkan 'doğrudan, somut ve maddi' zarardır. Bu kavrama, manevi zararlar ile yoksun kalınan kâr (dolaylı zarar) dahil değildir. Örneğin, bir taksirle yaralama suçunda, mağdurun tedavi masrafları ve zarar gören eşyalarının bedeli 'doğrudan maddi zarar' iken, çektiği acı ve ıstırap 'manevi zarar', çalışamadığı için uğradığı gelir kaybı ise 'yoksun kalınan kâr'dır. HAGB için sadece tedavi masrafları gibi doğrudan maddi zararın giderilmesi yeterlidir. Manevi zarar ve yoksun kalınan kâr, HAGB kurumunun uygulanmasına engel teşkil etmez; bu zararlar için mağdurun hukuk mahkemelerinde ayrı bir tazminat davası açma hakkı saklıdır. Yargıtay bu yorumuyla, HAGB kurumunun uygulanabilirliğini kolaylaştırmayı ve ceza muhakemesi ile tazminat hukukunu birbirinden ayırmayı amaçlamaktadır (Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2016/12362, K. 2017/1232).