İYUK md. 20/A'da düzenlenen ivedi yargılama usulünde, sözleşme imzalandıktan sonra idarenin sözleşmenin uygulanmasına yönelik aldığı kararlar (örneğin işin tasfiyesi/iptali) bu usule tabi midir? Bu tür uyuşmazlıklarda görevli yargı kolu hangisidir?
Hayır, bu tür kararlar ivedi yargılama usulüne tabi değildir ve idari yargının görev alanına girmez. İYUK md. 20/A, 'ihale işlemleri'nden doğan uyuşmazlıkların ivedi yargılama usulüne tabi olduğunu belirtir. 'İhale işlemi', ihale sürecinin başlangıcından sözleşmenin imzalanmasına kadar olan idari nitelikteki işlemleri (ihale ilanı, şartname, ihale kararı, ihalenin iptali kararı vb.) kapsar. Sözleşme imzalandıktan sonra, taraflar (idare ve yüklenici) arasında özel hukuk ilişkisi kurulur. Bu aşamadan sonra idarenin sözleşme hükümlerine dayanarak aldığı kararlar (örneğin, işin tasfiyesi, fesih, cezai şart uygulanması), bir idari işlem değil, sözleşmenin bir tarafı olarak yaptığı özel hukuk işlemidir. Bu nedenle, bu tür işlemlerden doğan uyuşmazlıkların çözümü adli yargının (genellikle Asliye Ticaret Mahkemeleri) görev alanına girer. Danıştay da bu yönde istikrarlı kararlar vermektedir (Danıştay 6. Dairesi E:2021/5116, K:2022/1485).