Hükümlünün kaçması (TCK md. 292) suçunun manevi unsuru (kast) nasıl oluşur? Bir hükümlünün, kurumdan izinsiz ayrılmasının her durumda bu suçu oluşturup oluşturmayacağını tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #169259

Hükümlünün kaçması suçu, ancak 'doğrudan kast' ile işlenebilir. Failin, ceza infaz kurumunun veya gözetimi altında bulunduğu görevlilerin hukuki ve fiili egemenliğinden kurtulma 'bilinci ve iradesiyle' hareket etmesi gerekir. Olası kastla işlenmesi mümkün değildir. Bu nedenle, bir hükümlünün kurumdan izinsiz ayrılması her durumda bu suçu oluşturmaz. Suçun manevi unsurunun tespiti için failin amacı ve niyeti araştırılmalıdır. Örneğin, cezaevinde çıkan bir yangından canını kurtarmak için geçici olarak dışarı çıkan ve ilk fırsatta geri dönen bir hükümlünün eyleminde 'kaçma kastı' bulunmadığı için suç oluşmaz. Benzer şekilde, acil bir ailevi durum (yakınının ölümü gibi) nedeniyle kısa süreliğine kurumdan ayrılıp geri dönen bir hükümlünün durumu değerlendirilirken de kast unsuru dikkatle incelenmelidir. Ancak, Yargıtay'ın da belirttiği gibi, hiçbir mazeret bildirmeden kurum sınırlarını terk edip saatler sonra geri dönmek, genellikle kaçma kastının varlığına karine teşkil eder ve suçun oluştuğu kabul edilir (YCGK E: 2014/9-203, K: 2014/420).