5271 sayılı CMK'nın 7. maddesi, görevsiz mahkemece yapılan işlemlerin hükümsüzlüğünü düzenler. Bu 'hükümsüzlük' kavramı 'yokluk' ile aynı anlama mı gelir? Yenilenmesi mümkün olmayan işlemlere örnek vererek bu kuralın istisnasını açıklayınız.
Hayır, CMK md. 7'deki 'hükümsüzlük' kavramı, mutlak 'yokluk' ile aynı anlama gelmez. Bu, işlemin adil bir yargılama için tekrarlanma imkanı varsa yenilenmesi gerektiği şeklinde anlaşılmalıdır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun (E: 2008/1-90, K: 2008/100) kararında da belirtildiği gibi, bu kuralın amacı 'doğrudan doğruyalık' ve 'sözlülük' ilkelerini hayata geçirmektir. Görevli mahkemenin, delillerle bizzat temas etmesi esastır. Bu kuralın istisnası, 'yenilenmesi mümkün olmayan' işlemlerdir. Bu işlemler, görevsiz mahkeme tarafından yapılmış olsalar bile geçerliliklerini korurlar. Yenilenmesi mümkün olmayan işlemlere örnekler şunlardır: 1) Olay yerinde yapılan keşif ve el koyma işlemi. 2) Görevsiz mahkemede ifade verdikten sonra ölen bir tanığın beyanı. 3) Acil durumlarda veya bozulma tehlikesi olan deliller üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi. Bu gibi durumlarda, işlemin tekrarı fiziken imkansız olduğu için, görevli mahkeme bu işlemlere ilişkin tutanakları delil olarak değerlendirebilir.