İşlenmiş olmakla birlikte neticelerinin sınırlandırılması mümkün olan bir suçu bildirmeme (TCK md. 278/2) eylemini bir örnekle açıklayınız. Failin suçu engelleme konusunda özel bir hukuki yükümlülüğü varsa, TCK md. 278 uygulanır mı?
Bu suç tipi, suçun tamamlanmasından sonra dahi bildirim yükümlülüğünün devam edebileceği özel bir durumu düzenler. Örnek: Bir kişi, diğerini bıçaklayarak ağır şekilde yaralamış ve olay yerinden kaçmıştır. Mağdur kan kaybından ölmek üzeredir. Bu durumu gören üçüncü bir kişi, hemen 112'yi arayarak durumu bildirirse, yaralama suçu işlenmiş olsa da daha ağır bir netice olan ölümün gerçekleşmesi engellenebilir. Eğer bu üçüncü kişi durumu bildirmeyip oradan uzaklaşırsa, TCK md. 278/2 uyarınca suçu bildirmeme suçunu işlemiş olur. Ancak, failin suçu engelleme konusunda özel bir hukuki yükümlülüğü varsa TCK md. 278 uygulanmaz. Örneğin, bir cankurtaran, birinin denizde boğulmakta olduğunu görüp yardım etmezse, suçu bildirmeme suçundan değil, garantör sıfatıyla 'ihmali davranışla kasten veya taksirle öldürme' suçundan sorumlu tutulur. Çünkü cankurtaranın, sadece bildirme değil, bizzat kurtarma yükümlülüğü vardır. Bu durumda özel yükümlülük, genel bildirim yükümlülüğünü dışlar.