Basit yargılama usulüne tabi bir davada (HMK md. 316), mahkemenin HMK md. 320/1 uyarınca 'tarafları duruşmaya davet etmeden dosya üzerinden karar verme' yetkisinin sınırları nelerdir? Bu yetkinin 'hukuki dinlenilme hakkı' (HMK md. 27) ile ilişkisini tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #169240

HMK md. 320/1, basit yargılama usulünde mahkemeye, 'mümkün olan hâllerde' tarafları duruşmaya davet etmeden dosya üzerinden karar verme yetkisi tanımıştır. Ancak bu yetki sınırsız değildir ve 'hukuki dinlenilme hakkı' (HMK md. 27) ile dengelenmek zorundadır. Yargıtay içtihatlarına göre, bu yetkinin kullanılabileceği 'mümkün olan hâller', genellikle davanın esasına girilmesini gerektirmeyen durumlarla sınırlıdır. Örneğin, dava şartı yokluğu (görev, yetki, kesin hüküm vb.) veya ilk itirazlar gibi ön inceleme konularında dosya üzerinden karar verilebilir. Ancak, davanın esasına girilip delillerin değerlendirilmesi, tanık dinlenmesi, bilirkişi raporu alınıp tartışılması gereken hallerde, dosya üzerinden karar verilmesi hukuki dinlenilme hakkının ihlali anlamına gelir. Hukuki dinlenilme hakkı; yargılama hakkında bilgi sahibi olma, açıklama ve ispat hakkını kullanma ve mahkemenin bu açıklamaları dikkate almasını isteme haklarını içerir. Bu hakların kullanılabilmesi için ise kural olarak duruşma yapılması gerekir. Dolayısıyla, HMK md. 320/1'deki yetki, davanın esasına girilmeden karara bağlanabilecek usuli meselelerle sınırlı, istisnai bir yetkidir. (Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin bozma gerekçesi, YHGK E: 2018/3-899, K: 2018/1726 sayılı kararda belirtildiği üzere)