Suçu bildirmeme suçunda (TCK md. 278-280), kişinin kendi yakınının işlediği bir suçu bildirme yükümlülüğü var mıdır? Bu konuyu Anayasa'nın 38/5. maddesi ve CMK'nın tanıklıktan çekinme hakkı düzenlemeleriyle birlikte değerlendiriniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #169230

Hayır, kural olarak bir kimsenin kanunda sayılan yakınlarının işlediği suçu bildirme yükümlülüğü yoktur. Bu durumun temelinde, Anayasa'nın 38/5. maddesinde yer alan 'Hiç kimse kendisini ve kanunda gösterilen yakınlarını suçlayan bir beyanda bulunmaya veya bu yolda delil göstermeye zorlanamaz' (nemo tenetur se ipsum accusare) ilkesi yatmaktadır. Bu anayasal ilke, suçu bildirmeme suçları için zımni bir hukuka uygunluk nedeni oluşturur. CMK md. 45'te de bu ilkeye paralel olarak şüpheli veya sanığın nişanlısı, eşi (evlilik bağı kalmasa bile), kan veya kayın hısımlığından üstsoy veya altsoyu, üçüncü dereceye kadar kan ve ikinci dereceye kadar kayın hısımları ile evlatlığının 'tanıklıktan çekinme hakkı' olduğu düzenlenmiştir. Yargıtay, tanıklıktan çekinme hakkı olan bu kişilerin, aynı zamanda suçu bildirme yükümlülüğünün de bulunmadığını istikrarlı bir şekilde kabul etmektedir. Kişiyi, yakınının cezalandırılmasına yol açacak bir bildirimde bulunmaya zorlamak, hem anayasal ilkeye hem de ceza muhakemesinin temel prensiplerine aykırı olurdu (Yargıtay 5. Ceza Dairesi - Karar: 2011/2656).