6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 61. ve 162. maddeleri uyarınca müteselsil sorumluluğun (veya borçluluğun) kaynakları nelerdir? 'İradeden kaynaklanan müteselsil borçluluk' ile 'kanundan kaynaklanan müteselsil borçluluk' arasındaki temel farkı açıklayınız.
TBK'ya göre müteselsil borçluluğun iki temel kaynağı vardır: 1) İradeden Kaynaklanan Müteselsil Borçluluk (TBK md. 162/1): Birden çok borçlunun, alacaklıya karşı borcun tamamından sorumlu olmayı kabul ettiklerini bir irade beyanı (sözleşme vb.) ile bildirmesiyle doğar. Örneğin, iki kişinin bir bankadan ortaklaşa kredi çekerken 'müşterek borçlu ve müteselsil kefil' olarak sözleşmeyi imzalaması. 2) Kanundan Kaynaklanan Müteselsil Borçluluk (TBK md. 162/2): Borçlular arasında böyle bir irade beyanı olmasa dahi, kanunun belirli durumlarda bu sorumluluğu öngörmesiyle doğar. En tipik örneği, birden çok kişinin birlikte bir zarara sebebiyet vermesi (haksız fiil) durumunda ortaya çıkan müteselsil sorumluluktur (TBK md. 61). Temel fark; ilkinin kaynağının tarafların iradesi ve yaptıkları hukuki işlem olması, ikincisinin kaynağının ise doğrudan kanun hükmü olmasıdır. Birincisi sözleşme özgürlüğü ilkesinin bir yansıması iken, ikincisi genellikle zarar görenin korunması veya kamu düzeni gibi düşüncelerle kanun koyucu tarafından getirilmiş bir düzenlemedir.