Bir sanık hakkında, CMK m. 231/8'e 6545 sayılı Kanunla eklenen cümle uyarınca, 'denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez.' Bu yasağın, 'lehe olan kanunun geriye yürümesi' ilkesi (TCK m. 7) karşısındaki durumunu, suç tarihi ve yasağın yürürlük tarihi açısından değerlendiriniz.
Bu konu, ceza hukukunun zaman bakımından uygulanmasına ilişkin ilkelerle ilgilidir. Kural, 'işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanuna göre suç sayılmayan bir fiilden dolayı kimseye ceza verilemeyeceği' ve 'sonradan yürürlüğe giren kanunun lehe olması halinde, lehe kanunun uygulanacağıdır' (TCK m. 7). HAGB, bir 'mahkumiyet hükmü' değil, bir 'ceza muhakemesi kurumu'dur. Ceza muhakemesi kanunları ise, kural olarak 'derhal uygulanırlık' ilkesine tabidir. Yani, yürürlüğe girdikleri andan itibaren, tamamlanmamış tüm işlemlere uygulanırlar. Ancak, HAGB gibi, sanığın maddi ceza hukuku açısından sonuçlarını doğrudan etkileyen, lehe veya aleyhe sonuçlar doğuran kurumlar, 'karma nitelikli' olarak kabul edilir ve bu kurumlara ilişkin değişikliklerde 'lehe kanun' ilkesi de gözetilir. 6545 sayılı Kanunla getirilen 'bir daha HAGB kararı verilememe' yasağı, sanık açısından açıkça 'aleyhe' bir düzenlemedir. Çünkü daha önce var olan bir lehe kurumdan yararlanma imkanını ortadan kaldırmaktadır. Bu nedenle, lehe kanun ilkesi gereğince, bu yasak geriye yürümez. Uygulama şu şekilde olmalıdır: a) Eğer sanığın denetim süresi içinde işlediği ikinci suç, 6545 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 28.06.2014 tarihinden 'önce' işlenmişse, sanık hakkında bu ikinci suçtan dolayı HAGB kararı verilebilir. Çünkü suçun işlendiği tarihte böyle bir yasak mevcut değildir. b) Eğer ikinci suç, bu yasağın yürürlüğe girdiği 28.06.2014 tarihinden 'sonra' işlenmişse, artık sanık hakkında bu suçtan dolayı bir daha HAGB kararı verilemez. Çünkü suç, aleyhe olan kanun yürürlükteyken işlenmiştir ve derhal uygulanırlık ilkesi geçerlidir. Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin metinde atıf yapılan 24.10.2016 tarihli kararı da bu ilkeyi yansıtmaktadır. Kararda, sanığın sabıkasındaki HAGB ilamının engel oluşturmayacağı belirtilirken, suç tarihi itibarıyla lehe olan kanunun uygulanması gerektiği vurgulanmaktadır. Bu, yasağın henüz yürürlükte olmadığı bir döneme ilişkin suç için, sonradan gelen aleyhe hükmün uygulanamayacağı anlamına gelir.