HMK m. 384, çekişmesiz yargı işlerinde yetkili mahkemeyi düzenlerken 'ilgililerden birinin oturduğu yer' ifadesini kullanmaktadır. Bu 'oturulan yer' kavramı ile TMK m. 19'da tanımlanan 'yerleşim yeri (ikametgah)' kavramı arasındaki fark nedir? Bu ayrımın, çekişmesiz yargı davalarında yetkili mahkemenin belirlenmesindeki pratik önemi nedir?
Bu iki kavram arasında önemli bir hukuki fark vardır ve bu fark, yetkili mahkemenin kapsamını genişletir. 1) Yerleşim Yeri (İkametgah - TMK m. 19): Yerleşim yeri, bir kimsenin 'sürekli kalma niyetiyle oturduğu' yerdir. Hukuki bir kavramdır ve bir kişinin kural olarak tek bir yerleşim yeri olabilir. Nüfus kayıtlarında belirtilen adres, genellikle yerleşim yeri karinesidir. Çekişmeli yargıda genel yetkili mahkeme, davalının 'yerleşim yeri' mahkemesidir (HMK m. 6). 2) Oturulan Yer (Sakin Olunan Yer): Oturulan yer ise, bir kişinin sürekli kalma niyeti olmaksızın, geçici olarak bulunduğu yeri ifade eder. Örneğin, bir öğrencinin okuduğu şehirdeki evi, yaz tatili için gittiği yazlık, bir proje için geçici olarak görevlendirildiği şehirdeki konakladığı yer 'oturulan yer'dir. Bir kişinin birden fazla oturduğu yer olabilir. Ayrımın Pratik Önemi: HMK m. 384'ün, çekişmesiz yargı işlerinde 'yerleşim yeri' yerine daha geniş bir kavram olan 'oturulan yer'i kullanması, talepte bulunan kişiye büyük bir kolaylık sağlar. Bu sayede, çekişmesiz yargı talebinde bulunacak bir kişi, sadece resmi ikametgahının bulunduğu yerdeki mahkemeye değil, fiilen oturduğu, hayatını geçici olarak sürdürdüğü yerdeki mahkemeye de başvurabilir. Örneğin, resmi ikametgahı Ankara'da olan ancak üniversite eğitimi için İstanbul'da bir yurtta veya evde kalan bir öğrenci, çekişmesiz yargı kapsamına giren bir talep için (örneğin adının değiştirilmesi) İstanbul'daki mahkemeye başvurabilir. Bu düzenleme, kişilerin haklarına daha kolay erişimini sağlamayı, mahkemeye erişim hakkını güçlendirmeyi ve yargılamayı talepte bulunanın hayatını sürdürdüğü yere yaklaştırarak usul ekonomisini gerçekleştirmeyi amaçlar.