Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) kararının, kesinleşmiş bir karar olmasına rağmen, temyiz kanun yolu yerine 'kanun yararına bozma' (olağanüstü kanun yolu) ile denetlenebilmesinin koşulları ve bu denetimin kapsamı nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #169146

HAGB kararları, CMK m. 231/12 uyarınca temyiz kanun yoluna kapalıdır ve bu kararlara karşı sadece itiraz edilebilir. İtiraz üzerine verilen karar da kesindir. Dolayısıyla HAGB kararları, olağan kanun yollarından geçerek değil, itiraz yolunun tüketilmesiyle kesinleşir. 'Kanun yararına bozma' (CMK m. 309), hakim veya mahkemece verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümlerdeki 'hukuka aykırılıkların' giderilmesi için Adalet Bakanlığı tarafından Yargıtay'a başvurulmasını sağlayan olağanüstü bir kanun yoludur. HAGB kararları da bu tanıma uyduğu için, kanun yararına bozma yoluyla denetlenebilirler. Koşulları: 1) Kararın Kesinleşmiş Olması: HAGB kararına hiç itiraz edilmemiş olması veya itiraz edilmiş ve merci tarafından reddedilerek kararın kesinleşmiş olması gerekir. 2) Hukuka Aykırılık Bulunması: Kararda veya hükümde, Yargıtay tarafından incelenmesini gerektirecek nitelikte bir hukuka aykırılık bulunmalıdır. Denetimin Kapsamı: Kanun yararına bozma incelemesinde Yargıtay, itiraz merciinin denetim kapsamına benzer şekilde, HAGB kararının 'usuli şartlarının' var olup olmadığını denetler. Yani, davanın esasına, delillerin takdirine veya suçun sübutuna ilişkin bir inceleme yapmaz. Yargıtay'ın denetleyeceği hususlar, HAGB'nin objektif şartlarıdır: Ceza miktarının uygunluğu, sanığın adli sicil kaydının HAGB'ye engel olup olmadığı, zararın giderilip giderilmediği, sanığın rızasının alınıp alınmadığı, suçun niteliğinin HAGB'ye elverişli olup olmadığı gibi. Eğer Yargıtay, bu şartlardan birinin yokluğuna rağmen HAGB kararı verildiğini tespit ederse, kanun yararına bozma talebini kabul eder. Bu bozma kararı, sanık aleyhine sonuç doğurmaz (CMK m. 309/4-a), ancak hukuka aykırılığın tespiti ve benzer hataların tekrarlanmaması açısından önemlidir. Eğer hukuka aykırılık yeniden yargılamayı gerektiriyorsa, dosya mahkemesine iade edilir.