CMK m. 143/1-b'de düzenlenen, 'kanuna uygun olarak tutuklandığı hâlde makul sürede yargılama mercii önüne çıkarılmayan' bir kişinin tazminat hakkı, Anayasa m. 19 ve İHAS m. 5'te güvence altına alınan hangi temel hakla doğrudan ilişkilidir? Bu 'makul süre'nin belirlenmesinde hangi kriterler dikkate alınır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #169143

CMK m. 143/1-b'deki bu tazminat hakkı, Anayasa'nın 19. maddesi ve İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi'nin (İHAS) 5. maddesinin 3. fıkrasında güvence altına alınan 'makul sürede yargılanma veya serbest bırakılma hakkı' ile doğrudan ilişkilidir. Bu hak, kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının en önemli güvencelerinden biridir. Bir kişinin tutuklanması, ancak yargılamanın hızlı bir şekilde yapılması ve bir an önce hüküm verilmesi şartıyla meşruiyetini korur. Tutukluluk halinin, bir ön cezaya dönüşerek makul bir süreyi aşması, kişi hürriyetine yönelik orantısız bir müdahale haline gelir. 'Makul Süre'nin Belirlenmesi: Makul süre, soyut bir kavram olup, her somut olayın kendi koşulları içinde değerlendirilir. AİHM ve Yargıtay içtihatlarına göre, bir tutukluluk süresinin makul olup olmadığının değerlendirilmesinde şu kriterler dikkate alınır: a) Suçun Niteliği ve Öngörülen Ceza: Daha ağır suçlar için daha uzun tutukluluk süreleri makul görülebilir. b) Delillerin Durumu: Delillerin toplanmasındaki güçlük, davanın karmaşıklığı, tanık veya sanık sayısının çokluğu gibi faktörler süreyi etkiler. c) Sanığın Tutumu: Sanığın delilleri karartmaya veya kaçmaya yönelik davranışları, yargılamayı geciktirici tutumları, sürenin uzamasında bir etken olarak değerlendirilebilir. d) Yargı Makamlarının Özeni: En önemli kriter budur. Yargı makamlarının (savcılık, mahkeme) soruşturmayı ve kovuşturmayı yürütürken gerekli özeni gösterip göstermediği, duruşmalar arasında makul olmayan uzun aralıklar bırakıp bırakmadığı, delilleri toplamakta gecikip gecikmediği incelenir. Yargı sistemindeki yapısal sorunlar veya aşırı iş yükü, kural olarak devletin sorumluluğundadır ve sanık aleyhine bir gerekçe olarak kullanılamaz. Eğer mahkeme, bir kişinin tutukluluk halinin bu kriterlere göre makul süreyi aştığına ve bu nedenle tahliyesine karar verirse veya yargılama sonunda kişi beraat etse bile tutukluluk süresinin makul olmadığı anlaşılırsa, kişi bu haksız tutukluluk dönemi için CMK m. 141 vd. uyarınca Devlet'ten tazminat talep edebilir.