Bir yerel mahkemenin, Yargıtay'ın bozma kararına uyduktan sonra, ilk kararındaki görüşlerine dönerek 'örtülü direnme' niteliğinde bir karar vermesi hukuken mümkün müdür? Bu durumun 'usuli kazanılmış hak' ilkesi açısından sonuçları ne olur?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #169135

Hayır, hukuken mümkün değildir. Bir yerel mahkemenin, bozma kararına 'uyduğunu' belirttikten sonra, yargılamanın devamında bu uyma kararını etkisiz kılacak şekilde, bozma kararının tam aksi yönde veya bozulan ilk kararındaki aynı gerekçelerle hüküm kurması, 'örtülü direnme' veya 'bozmaya eylemli direnme' olarak adlandırılır ve bu, usul hukukuna açıkça aykırıdır. Bu durumun 'usuli kazanılmış hak' ilkesi açısından sonucu şudur: Mahkeme, bozma kararına uymakla, bozma kararının lehtarı olan taraf yararına doğan usuli kazanılmış hakkı tanımış ve kendini bu kararla bağlamış olur. Uyma kararından sonra, bu bağlayıcılıktan dönerek, uyma kararını fiilen geçersiz kılan yeni bir hüküm kuramaz. Bozmaya uyma kararı, mahkemenin kendi önceki kararından dönmesi ve bozma kararındaki hukuki çerçeveyi benimsemesi anlamına gelir. Bu irade beyanından sonra, aynı davada bu iradenin aksine bir tutum sergilemesi, çelişkili davranış yasağı (venire contra factum proprium) ile de bağdaşmaz. Yargıtay, bu şekilde 'örtülü direnme' niteliği taşıyan bir kararla karşılaştığında, kararı usuli kazanılmış hakka aykırılık nedeniyle bozar. Mahkemenin yapması gereken, uyduğu bozma kararının gerekleri doğrultusunda, o kararda belirtilen incelemeleri yaparak ve o hukuki çerçeve içinde kalarak yeni bir hüküm kurmaktır.