5275 sayılı İnfaz Kanunu m. 26'da yer alan hükümlünün 'infaz rejimine uygun tutum ve davranışlar içinde bulunma' yükümlülüğü, açık ceza infaz kurumlarındaki infaz rejimi açısından ne ifade eder? Bu yükümlülüğün ihlalinin, kapalı kuruma iade (CGTİHK m. 14/4) kararı üzerindeki etkisini açıklayınız.
Hükümlünün 'infaz rejimine uygun tutum ve davranışlar içinde bulunma' yükümlülüğü (İnfaz Kanunu m. 26), cezanın infazının temel amacına (iyileştirme ve topluma kazandırma) ulaşılabilmesi için hükümlünün uyması gereken genel bir davranış kuralıdır. Açık ceza infaz kurumlarındaki infaz rejimi, kapalı kurumlara göre daha az kısıtlayıcı, güven ve sorumluluk esasına dayalıdır. Bu rejimde, hükümlüden beklenen 'uygun tutum ve davranışlar' şunları içerir: a) Kurum Kurallarına Uyma: Sayım saatlerine riayet etme, izin almadan kurum sınırları dışına çıkmama, görevlilere karşı saygılı olma gibi temel kurallara uymak. b) Çalışma Disiplinine Uyma: Açık cezaevlerinin temel unsuru olan çalışma faaliyetlerine katılma ve iş disiplinine uygun davranma. c) İyileştirme Programlarına Katılım: Eğitim, meslek edindirme, sosyal ve kültürel faaliyetler gibi iyileştirme programlarına aktif olarak katılma ve olumlu bir gelişim gösterme. Yükümlülüğün İhlalinin Sonuçları: Açık cezaevine ayrılmak, bir hak değil, hükümlünün iyi hali ve düşük riski nedeniyle kendisine tanınan bir imtiyazdır. Hükümlünün, infaz rejimine uygun davranmayarak bu güveni boşa çıkarması, bu imtiyazın geri alınması sonucunu doğurur. İnfaz Kanunu m. 14/4, bu sonucu düzenlemiştir. Buna göre, açık ceza infaz kurumunda bulunan hükümlülerden 'kınamadan başka bir disiplin cezası alanlar', kurum yönetim kurulunun kararı ve infaz hakiminin onayı ile kapalı ceza infaz kurumlarına geri gönderilirler. İnfaz rejimine aykırı tutum ve davranışlar (izinsiz ayrılma, kavgaya karışma, kurallara uymama vb.), disiplin cezalarını gerektirir. Eğer bu eylem sonucunda hükümlüye 'kınama' cezasından daha ağır bir disiplin cezası (örneğin, bazı etkinliklerden alıkoyma, hücreye koyma) verilirse, bu durum aynı zamanda onun kapalı cezaevine iadesi için de bir gerekçe oluşturur. Bu, açık cezaevi rejiminin temelini oluşturan 'güven' ve 'sorumluluk' esaslarının bir gereğidir.