Bir idari işlemin iptali davasında, dava açma süresi geçtikten sonra idareye yapılan başvurunun reddedilmesi üzerine açılan davanın akıbeti ne olur? İYUK m. 11'de düzenlenen idareye başvuru yolunun, ivedi yargılama usulüne (İYUK m. 20/A) tabi davalarda uygulanmamasının hukuki gerekçesini açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #169121

Genel yargılama usulünde, 60 günlük dava açma süresi geçtikten sonra idareye yapılan başvuru ve bu başvuruya verilen ret cevabı, yeni bir dava açma hakkı veya süresi doğurmaz. İYUK m. 10'da düzenlenen başvuru yolu, süresi içinde dava açılmamış işlemleri canlandırmaz. Süresi içinde dava açma hakkını kullanmayan kişinin, sonradan aynı konuda idareye başvurarak alacağı ret cevabına karşı dava açması, süre aşımı nedeniyle reddedilir. İYUK m. 11 ise, dava açma süresi 'içinde' idareye yapılan başvuruyu düzenler. Bu başvuru, işlemekte olan dava açma süresini durdurur. İdarenin cevabıyla veya 30 gün cevap vermemesiyle süre kaldığı yerden işlemeye devam eder. İvedi Yargılama Usulünde m. 11'in Uygulanmaması: İYUK m. 20/A/2-b, 'Bu Kanunun 11. maddesi hükümleri uygulanmaz.' diyerek, ivedi yargılama usulüne tabi davalarda, dava açma süresi içinde idareye başvurulmasının süreyi durdurmayacağını açıkça hükme bağlamıştır. Bunun hukuki gerekçesi, ivedi yargılama usulünün temel amacı olan 'yargılamayı azami ölçüde hızlandırmak'tır. Eğer m. 11'in uygulanmasına izin verilseydi, davacı 30 günlük dava açma süresinin son gününde idareye başvurarak süreyi durdurabilir, idarenin cevap verme süresi olan 30 günü bekleyebilir, bu da toplam sürenin uzamasına ve ivedilik amacının zedelenmesine yol açardı. Kanun koyucu, bu tür uyuşmazlıklarda (ihale, acele kamulaştırma vb.) hukuki belirsizliğin bir an önce ortadan kalkması için, idareye başvuru gibi süreci uzatabilecek bir mekanizmayı devre dışı bırakmayı tercih etmiştir. Dolayısıyla, ivedi yargılama usulüne tabi bir işlemde, dava açmak isteyen kişi, 30 günlük süre içinde doğrudan idare mahkemesine başvurmak zorundadır.