HMK m. 382/2-c-1 uyarınca 'çekişmesiz yargı' işi sayılan 'kıymetli evrakın iptali' davasında yetkili mahkemenin belirlenmesinde, HMK m. 384'teki genel kural ile TTK m. 757'deki özel kural nasıl bir arada uygulanır? (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E:2013/18067, K:2014/155)
Bu durum, genel yetki kuralı ile özel yetki kuralının ilişkisini gösteren tipik bir örnektir. HMK m. 384, 'kanunda aksine hüküm bulunmadıkça' çekişmesiz yargı işlerinde talepte bulunanın veya ilgililerden birinin oturduğu yer mahkemesinin yetkili olduğunu belirterek genel kuralı koyar. Ancak kıymetli evrakın (bono, poliçe, çek) zayi olması nedeniyle açılacak iptal davası için Türk Ticaret Kanunu'nda özel yetki kuralları düzenlenmiştir. TTK m. 757 (bononun iptali), m. 651 (genel olarak kıymetli evrakın iptali) ve m. 818/1-s (çekin iptali) hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, bu davalar için yetkili mahkemenin 'ödeme yeri' veya 'hamilin yerleşim yeri' mahkemesi olduğu anlaşılmaktadır. 'Lex specialis derogat legi generali' (özel kanun genel kanunu ilga eder) ilkesi gereğince, kıymetli evrakın iptali gibi özel kanunda yetki kuralı ayrıca düzenlenmiş bir çekişmesiz yargı işinde, HMK m. 384'teki genel kural değil, TTK'daki özel yetki kuralları uygulanır. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin ilgili kararında da bu duruma işaret edilmiştir. Davacı banka (hamil), borçlunun ikametgahı olan Niğde'de dava açmıştır. Bonolarda ödeme yeri ayrıca belirtilmemişse borçlunun ikametgahı ödeme yeri sayılır. Yargıtay, TTK'daki özel yetki kuralı uyarınca hamilin, borçlunun ikametgahı (ödeme yeri) olan mahkemede dava açabileceğini, dolayısıyla Niğde mahkemesinin yetkili olduğunu belirterek, mahkemenin yetkisizlik kararını bozmuştur. Bu karar, özel kanundaki yetki kurallarının, HMK'daki genel çekişmesiz yargı yetki kuralına göre öncelikli olduğunu göstermektedir.