CMK m. 251 ve 252 uyarınca uygulanan basit yargılama usulünde, verilen hükme karşı 'sanık dışındaki' kişiler (örneğin katılan veya Cumhuriyet savcısı) tarafından itiraz edilmesi halinde, duruşmalı yargılama sonunda verilecek yeni hükümde, sanık lehine olan 1/4'lük ceza indirimi korunur mu? Bu düzenlemenin ardındaki mantığı açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #169116

Evet, korunur. CMK m. 252'nin eski halinde bu konuda bir ayrım yokken, 7331 sayılı Kanunla yapılan değişiklikle eklenen 10. fıkra bu durumu netleştirmiştir: 'İtirazın, sanık dışındaki kişiler tarafından yapılması hâlinde, 251 inci maddenin üçüncü fıkrası uyarınca yapılan indirim korunur.' Düzenlemenin Ardındaki Mantık: Bu düzenleme, ceza muhakemesindeki 'reformatio in peius (aleyhe bozma/değiştirme yasağı)' ilkesinin özel bir yansımasıdır. Basit yargılama usulü, sanığın duruşma hakkından feragat etmesi karşılığında kendisine sunulan bir ceza indirimi avantajıdır. Sanık, verilen hükme ve bu indirime razı olmuş, itiraz etmemiştir. Ancak, katılan (daha ağır bir ceza verilmesi gerektiğini düşünerek) veya Cumhuriyet savcısı (cezanın az olduğu veya beraatin yanlış olduğu gerekçesiyle) gibi sanık dışındaki bir kişi itiraz ettiğinde, sanık kendi iradesi dışında duruşmalı bir yargılamaya zorlanmaktadır. Sanık, basit yargılamanın sonucunu kabul etmişken, başkasının itirazı nedeniyle hem duruşmalı bir yargılamanın riskleriyle yüzleşmekte hem de kazandığı indirim hakkını kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya kalmaktaydı. Kanun koyucu, bu adaletsizliği önlemek ve aleyhe değiştirme yasağının ruhuna uygun hareket etmek amacıyla bu hükmü getirmiştir. Sanık, kendi aleyhine bir kanun yoluna başvurmadığı için, başkasının başvurusu nedeniyle daha önce kazandığı bir haktan mahrum bırakılamaz. Dolayısıyla, itiraz sanık dışından gelmişse, mahkeme duruşma açıp yeniden hüküm kurarken, sanığın cezasından 1/4 oranındaki indirimi yapmak zorundadır.