CMK m. 143/2'de düzenlenen, Devletin ödediği haksız tutuklama tazminatını 'kusuruyla neden olan görevlilere... rücu' etme hükmü ile 657 sayılı DMK'daki memurun mali sorumluluğu rejimi arasındaki ilişki nasıldır? Bu rücunun koşulları nelerdir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #169112

Bu iki hüküm, kamu görevlilerinin görevlerini ifa ederken verdikleri zararlardan doğan sorumluluklarını düzenleyen ve birbirini tamamlayan mekanizmalardır. CMK m. 143/2, özel bir rücu hali düzenlerken, DMK m. 12 genel bir çerçeve çizer. İlişki ve Koşullar: 1) Sorumluluğun Niteliği: Hem CMK hem de DMK rejiminde, zarar gören kişi (haksız tutuklanan) doğrudan kamu görevlisine (hakim, savcı) dava açamaz; davayı Devlet'e karşı açar (Anayasa m. 129/5). Devlet, tazminatı ödedikten sonra, kusurlu görevliye dönme (rücu) hakkına sahiptir. 2) Kusur Derecesi: DMK m. 12, memurların 'kasten veya ihmal ve tedbirsizlik sonucu' idareye verdikleri zararlardan sorumlu olduğunu belirtir. CMK m. 143/2 ise, haksız koruma tedbiri nedeniyle rücu için daha spesifik bir durum öngörür. Özellikle hakim ve savcıların yargısal faaliyetleri nedeniyle sorumlulukları, HMK m. 46'da 'kasıt' veya 'ağır kusur' gibi daha nitelikli hallere bağlanmıştır. Dolayısıyla, bir hakimin haksız bir tutuklama kararı vermesi nedeniyle Devletin ona rücu edebilmesi için, hakimin bu kararı verirken bariz bir kanun hükmünü ihlal etmesi, keyfi davranması gibi 'ağır kusurunun' veya 'kastının' ispatlanması gerekir. Basit bir takdir hatası, rücu için yeterli değildir. 2577 sayılı Kanun'un 143. maddesinin 2. fıkrasının 5353 sayılı Kanunla değiştirilen şeklinde, ihmali davranışla görevin kötüye kullanılması rücu kapsamı dışı bırakılmış, sadece 'icrai davranışla görevini kötüye kullanan' kamu görevlilerine rücu edileceği kabul edilmiştir. Bu, rücu şartlarını daha da ağırlaştırmıştır. 3) Rücu Davası: Devlet (Hazine), ödediği tazminatı, kusurlu kamu görevlisinden genel mahkemelerde (hukuk mahkemeleri) açacağı bir rücu davası ile talep eder. Bu davada, görevlinin kusurunun varlığı ve derecesi ile ödenen tazminat arasındaki illiyet bağı ispatlanmalıdır.