İşveren tarafından meslek hastalığına uğrayan işçiye ödenecek 'manevi tazminatın' miktarının belirlenmesinde, hakimin dikkate alacağı objektif ve subjektif unsurlar nelerdir? Bu tazminatın, işverenin kusuru olmasa dahi hükmedilebileceği istisnai durumlar var mıdır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #169110

Manevi tazminatın amacı, meslek hastalığı nedeniyle işçinin yaşadığı bedensel ve ruhsal acıyı, elemi, ızdırabı, yaşama sevincindeki azalmayı bir nebze de olsa hafifletmektir. Miktarının belirlenmesi, hakimin takdirine bırakılmıştır (TBK m. 56). Hakim bu takdiri kullanırken şu unsurları dikkate alır: Objektif Unsurlar: a) Olayın Ağırlığı: Meslek hastalığının niteliği, tedavi sürecinin zorluğu ve uzunluğu, yapılan ameliyatların sayısı. b) Maluliyet Oranı: İşçide oluşan kalıcı iş göremezlik (maluliyet) oranının yüksekliği. c) Tarafların Kusur Oranları: İşverenin ve varsa işçinin müterafik kusurunun ağırlığı. d) Tarafların Ekonomik Durumu: Hem işçinin hem de işverenin sosyal ve ekonomik durumları, tazminatın bir taraf için zenginleşme, diğer taraf için yıkım aracı olmasını engellemek amacıyla göz önünde tutulur. Subjektif Unsurlar: a) İşçinin Yaşı ve Geleceği: Hastalığın, işçinin genç yaşta olması ve gelecekteki yaşam beklentileri üzerindeki olumsuz etkisi. b) Çekilen Elem ve Istırap: Bu, en subjektif unsurdur ve hakimin, işçinin yaşadığı acıyı somut olayın özelliklerine göre takdir etmesini gerektirir. İşverenin Kusursuz Sorumluluğu İstisnası: Kural olarak, manevi tazminat talep edilebilmesi için işverenin 'kusurlu' olması gerekir. Ancak Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarında, kusur şartı aranmayan veya çok hafifletildiği bazı istisnai durumlar kabul edilmektedir. Bunlar, genellikle 'tehlike sorumluluğu' ilkesinin bir yansımasıdır. a) İşin Niteliği Gereği Yüksek Risk Taşıması: İşverenin yürüttüğü iş, doğası gereği yüksek bir tehlike içeriyorsa (madencilik, kimya sanayii, inşaat vb.), işveren gerekli tüm önlemleri alsa bile meydana gelen iş kazası veya meslek hastalığından dolayı kusursuz sorumlu tutulabilir ve manevi tazminata hükmedilebilir. b) Olayın Feci Şekilde Gerçekleşmesi: Olayın meydana geliş şeklinin çok vahim ve sarsıcı olması, işçide veya yakınlarında olağanüstü bir elem ve ızdırap yaratması durumunda, işverenin kusuru daha az bir önem taşıyabilir. Bu durumlarda, hakkaniyet gereği manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği kabul edilmektedir.