Anayasa m. 17/2'de yer alan '...kanunda yazılı haller dışında, kişinin vücut bütünlüğüne dokunulamaz; rızası olmadan bilimsel ve tıbbi deneylere tabi tutulamaz.' hükmünün ilk ve ikinci cümleleri arasındaki ilişkiyi, 'nemo tenetur' ilkesi ve CMK m. 75 (beden muayenesi) bağlamında yorumlayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #169108

Anayasa m. 17/2'nin bu iki cümlesi, vücut bütünlüğüne müdahaleyi iki farklı açıdan düzenler ve aralarında önemli bir fark vardır: 1) İlk Cümle ('...kanunda yazılı haller dışında...'): Bu cümle, genel olarak vücut bütünlüğüne yapılacak müdahaleleri düzenler. 'Tıbbi zorunluluklar ve kanunda yazılı haller' olmak üzere iki istisna getirir. Bu istisnalar, kişinin 'rızası olmasa dahi' vücuduna müdahale edilebilmesine olanak tanır. CMK m. 75 (şüpheli/sanığın beden muayenesi ve vücudundan örnek alınması) bu 'kanunda yazılı hal'in tipik bir örneğidir. Burada amaç, bir suçun delillerini elde etmektir ve şartları (hakim kararı, üst sınırı 2 yıldan fazla hapis cezasını gerektiren bir suç vb.) oluştuğunda, kişinin rızası aranmaksızın zorla kan, kıl, tırnak gibi örnekler alınabilir. Bu durum, 'nemo tenetur' (kendini suçlamama) ilkesinin bir ihlali sayılmaz; çünkü kişiden iradi bir beyan değil, vücudu delil olarak kullanılmaktadır. Bu, kişinin pasif olarak katlandığı bir işlemdir. 2) İkinci Cümle ('...rızası olmadan bilimsel ve tıbbi deneylere tabi tutulamaz.'): Bu cümle ise, çok daha özel ve mutlak bir koruma alanı çizer. Konu 'bilimsel ve tıbbi deneyler' olduğunda, 'kanunda yazılı hal' gibi bir istisna öngörülmemiştir. Tek ve mutlak şart 'rıza'dır. Kişinin rızası yoksa, hiçbir kanun veya kamu yararı gerekçesiyle o kişi bir deneye tabi tutulamaz. İlişki ve Yorum: İlk cümle, adli amaçlı ve delil elde etmeye yönelik, rıza dışı müdahalelere kanunla izin verirken; ikinci cümle, bilimsel amaçlı ve deneme niteliğindeki müdahaleleri mutlak olarak kişinin rızasına bağlamıştır. Bu ayrım, delil elde etmenin zorunlulukları ile insan onurunun ve özerkliğinin bir denek olarak kullanılmasının önüne geçen mutlak yasak arasındaki farkı ortaya koyar. 'Nemo tenetur' ilkesi, daha çok beyana dayalı zorlamaları kapsadığından, rıza dışı beden muayenesi bu ilkeyi değil, Anayasa m. 17/2'nin ilk cümlesindeki istisnai sınırlama rejimini ilgilendirir.