Bir Danıştay dairesinin temyiz incelemesi sonucu verdiği bozma kararına, ilk derece mahkemesi 'ısrar' etmek yerine 'uyarak' yeni bir karar vermiştir. Bu yeni karara karşı yapılan temyiz başvurusunda, temyiz merciinin (aynı Danıştay dairesinin) daha önceki bozma kararındaki hukuki görüşüyle bağlı olup olmadığını, 'usuli kazanılmış hak' ilkesi çerçevesinde tartışınız.
Evet, temyiz mercii (Danıştay dairesi) daha önceki bozma kararındaki hukuki görüşüyle bağlıdır. Bu durum, 'usuli kazanılmış hak' ilkesinin hem ilk derece mahkemesini hem de temyiz merciini bağlamasının bir sonucudur. Süreç şu şekilde işler: 1) Temyiz mercii bir kararı bozar. Bu bozma kararı, taraflardan biri lehine, diğeri aleyhine bir hukuki durum yaratır. 2) İlk derece mahkemesi, bu bozma kararına 'uyma' kararı verdiğinde, bozma kararında belirtilen hukuki ve maddi saptamaları kabul etmiş olur. Bu kabulle birlikte, bozma kararından yararlanan taraf lehine bir 'usuli kazanılmış hak' doğar. 3) Mahkeme, uyduğu bozma kararının gerekleri doğrultusunda yeni bir hüküm kurar. 4) Bu yeni hüküm tekrar temyiz edildiğinde, dosyayı inceleyen aynı temyiz mercii, artık daha önce verdiği ve ilk derece mahkemesinin de uyduğu bozma kararındaki görüşlerinden dönemez. Örneğin, ilk bozma kararında 'dava süresindedir, işin esasına girilmelidir' demişse, ikinci incelemede 'dava süresinde değildir' diyemez. Veya ilk bozma kararında 'X hukuki normu uygulanmalıdır' demişse, ikinci incelemede 'Y hukuki normu uygulanmalıydı' diyerek kendi önceki kararıyla çelişen yeni bir bozma kararı veremez. Temyiz merciinin kendi bozma kararıyla bağlılığı, yargısal istikrar, hukuki güvenlik ve öngörülebilirlik ilkelerinin bir gereğidir. Aksi takdirde, dairenin yapısının değişmesi veya görüş değiştirmesi gibi nedenlerle davaların sonsuza kadar uzaması ve çelişkili kararlar çıkması riski doğar. Temyiz incelemesi, bu aşamada sadece yeni kararın, uyulan bozma kararının gereklerine uygun olup olmadığının denetimi ile sınırlı hale gelir. (Bkz: Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu E:2011/236, K:2011/582)