Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu'nun E:1995/207, K:1997/125 sayılı kararında, kesinleşmiş bir bozma kararına uyularak verilen yeni bir kararın, başka bir Danıştay Dairesi tarafından tekrar bozulması nasıl değerlendirilmiştir? Bu durumun 'kesin hükmün sonuçları' ile ilişkisini açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #169085

Bu karar, 'usuli kazanılmış hak' ve 'kesin hükmün' etkilerini gösteren önemli bir içtihattır. Olayda, Vergi Mahkemesi'nin kararı Danıştay 7. Dairesi tarafından bozulmuş ve bu bozma kararı kesinleşmiştir. Vergi Mahkemesi, bu kesinleşen bozma kararına 'uyarak' davayı reddetmiştir. Bu yeni karara karşı yapılan temyiz başvurusunu inceleyen (görev değişikliği vb. nedenle) Danıştay 9. Dairesi ise, bu kez kararı tekrar bozmuştur. İçel Vergi Mahkemesi, 9. Daire'nin bu son bozma kararına uymayarak davanın reddi yönündeki kararında 'direnmiştir'. Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu, bu direnme kararını hukuka uygun bulmuştur. Değerlendirmenin temeli şudur: İlk derece mahkemesi, Danıştay 7. Dairesi'nin kesinleşmiş olan bozma kararına uymakla, o bozma kararında belirtilen hukuki çözümü kabul etmiş ve karşı taraf lehine bir 'usuli kazanılmış hak' doğurmuştur. Bozmaya uyularak verilen yeni karara karşı yapılacak temyiz incelemesi, artık sadece kararın 'bozma esaslarına uygun olup olmadığı' yönünden yapılabilirdi. Danıştay 9. Dairesi'nin, bu sınırı aşarak davanın esasını yeniden inceleyip farklı bir sonuca varması ve kararı bozması, usuli kazanılmış hakkı ve ilk bozma kararının yarattığı 'kesin hükmün sonuçlarını' bertaraf edici niteliktedir. Kesinleşmiş bir bozma hükmü, o uyuşmazlığın o yönden çözümünü kesin suretle ortaya koyar ve tarafları bağlar. Başka bir dairenin, bu kesinleşmiş çözümü yok sayarak yeni bir inceleme yapması, yargısal istikrarı ve kararlara olan güveni sarsar. Bu nedenle Kurul, 9. Daire'nin bozmasına karşı verilen 'ısrar' kararını hukuka uygun bularak, temyiz istemini reddetmiştir.