Kambiyo senetlerinde borçlunun ileri sürebileceği 'mutlak def'iler' ile 'nisbi (şahsi) def'iler' arasındaki temel fark nedir? Bir senedin 'hatır senedi' olarak düzenlenmiş olması iddiası hangi tür bir def'idir ve kimlere karşı ileri sürülebilir?
Kambiyo senetlerinde def'iler, kimlere karşı ileri sürülebileceğine göre mutlak ve nisbi olarak ikiye ayrılır: 1) Mutlak Def'iler: Bu def'iler, senetten doğan hakkın varlığını veya senedin geçerliliğini temelden etkileyen, senedin kendisinden veya imza sahibinin durumundan kaynaklanan savunmalardır. Bu nedenle, senedin her hamiline karşı, hamilin iyiniyetli olup olmadığına bakılmaksızın ileri sürülebilirler. Başlıcaları; senedin zorunlu unsurlarında eksiklik, imzanın sahteliği, imza sahibinin ehliyetsizliği, senedin zorla veya tehditle imzalatılması ve senette tahrifat yapılmasıdır. 2) Nisbi (Şahsi) Def'iler: Bu def'iler, senedin geçerliliğini değil, borçlu ile belirli bir alacaklı arasındaki kişisel hukuki ilişkiden (genellikle temel borç ilişkisinden) kaynaklanan savunmalardır. Bu nedenle, sadece o hukuki ilişkinin tarafı olan kişiye karşı ileri sürülebilirler. Senedi iyiniyetle devralan sonraki hamillere karşı ileri sürülemezler. Tek istisnası, hamilin senedi 'bilerek borçlunun zararına hareket ederek' devralmasıdır (TTK m. 687). 'Hatır Senedi' İddiası: Bir senedin, gerçek bir borç ilişkisine dayanmaksızın, sadece lehtarın kredi bulmasına veya finansman sağlamasına yardımcı olmak amacıyla (hatır için) düzenlenmesi durumunda bu iddia, bir 'nisbi (şahsi) def'i'dir. Bu def'i, senedin düzenleyicisi (hatır borçlusu) tarafından, sadece senedin kimin hatırı için düzenlendiğini bilen lehtara (hatır alacaklısı) karşı ileri sürülebilir. Eğer lehtar, bu hatır senedini, durumdan habersiz ve iyiniyetli bir üçüncü kişiye (hamile) ciro ederse, düzenleyen artık bu yeni hamile karşı 'bu senet hatır senedidir, aramızda gerçek bir borç yoktu' def'ini ileri süremez ve senedi ödemek zorunda kalır.